KORUNMA VE RİSKİ AZALTMA YOLLARI:

Felçten korunmak, tedaviden daha efektiftir.
İlk veya ikinci bir inmeyi nasıl önleyebiliriz?

. Davranışsal risk faktörlerini bilerek...

Sigara içmenin iskemik felç riskini %50 oranında artırdığı, bununla birlikte kalp krizi ve kansere de yol açtığı bir gerçek.  Kişinin içtiği sigara sayısı çoğaldıkça felç geçirme riski de artar. Buna paralel sigara sayısını azalttığımız ya da tamamen bıraktığımız taktirde söz konusu riski düşürme şansına sahibiz. 40 yıl boyunca içtikten sonra dahi sigarayı bırakmak mümkündür. Sigara, ikinci bir inme riskiniz ve diğer sağlık sorunlarınızı artırır, bundan dolayı, mümkünse sigarayı tamamen bırakmalısınız. Doktorunuza danışarak kullanacağınız nikotin bantları veya nikotin sakızları, bazı ilaçlar sigarayı bırakma konusunda başarı şansınızı artıracaktır.

 

Yediğimiz yiyeceklerin sebze, meyve ağırlıklı olması, bir başka deyişle her öğünde sebze meyve yememiz felç riskini %22 oranında azaltabilir.  Ayrıca, az yağlı ve az tuzlu yemek hem felç riskini hem de kalp krizi ya da bağırsak kanseri tehlikelerini, de azaltacaktır. Bunun yanı sıra bol miktarda vitaminli gıda almakta da fayda vardır. Yağdan yoksul, liften zengin bir sağlıklı diyet hem kilonuzu, hem de kolesterol düzeyinizi düşük tutacaktır. Fazla tuz ve aşırı alkolden uzak durarak tansiyonunuzu düşürebilirsiniz. Böylece, tansiyon düşürücü ilaçlara ihtiyacınız azalabilir, bu da, ikinci bir inme geçirme olasılığınızı azaltır.

 

Fiziksel aktiviteye ağırlık veren kişilerin daha az felç riski taşıdıkları saptanmıştır.  İlginç olan fiziksel aktivite türünün fark etmediği ve çok yoğun egzersizlere değil orta düzeyde hareketlerin bile kişiye fayda sağladığıdır.  Daha önceden felç geçirmiş kişilerin tekerlekli sandalyenin tekerleğini çevirmesi ya da egzersiz ekipmanlarını kullanmaları dahi yararlı olacaktır.  Yaşam stilimizi bir günde çok aktif hale getirmektense, egzersizlerimizi kademe kademe artırmak ve düzenli bir program oluşturmak asıl hedefimiz olabilir.

 

Alkol kullanımı arttıkça felç riski de artmaktadır. Öte yandan mide ve karaciğer problemlerini de beraberinde getirebilir. Aşırı alkolden uzak durarak tansiyonunuzu düşürebilirsiniz.

 

Obezite ve özellikle felç geçirdikten sonra kilo kontrolü, kişilerin dikkat etmesi gereken unsurların arasında yer almaktadır.  Bu konuda en iyi yaklaşım; yağ ve şeker oranı yüksek yiyeceklerden uzak durup, bu gıdaların yerine bol miktarda meyve ve sebze yiyerek aldığımız toplam kalori miktarını azaltmak, öğün aralarında atıştırdığımız abur cuburları ortadan kaldırıp, egzersizlerimizi artırmak olacaktır.

 

Tıbbi Risk Faktörlerine yönelik doktorun öneri ve tedavilerini uygulayarak...
 Bunların en önemlisi yüksek tansiyondur!
Yüksek tansiyon inmeye yol açan en önemli risk faktörüdür. İnme geçirdikten sonra tansiyonunuz sürekli olarak yükseldiyse, düşürücü bir ilacı sürekli kullanmanız ikinci bir inme geçirme riskinizi azaltacaktır. Kilo vermek, düzenli olarak egzersiz yapmak ve aşırı alkol ve tuzdan uzak durmak, tansiyonunuzu düşürmek konusunda size yardımcı olacaktır.

 

Diğer bir neden yüksek kolesteroldür!
 Yağdan yoksul, liften zengin bir sağlıklı diyet hem kilonuzu, hem de kolesterol düzeyinizi düşük tutacaktır. Kolesterol düzeyinin düşürülmesi hem kalp krizi hem de inme riskini azaltır. Gerektiğinde doktorunuzun önerdiği ilaç tedavisini sürekli olarak kullanmalısınız.

 

Şeker hastalığında kalp krizi ve inme riski yüksektir. Şeker hastalığı ile yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol beraberce sık bulunurlar. Çoğu kişide bunların ilaçla sürekli tedavisi gerekecektir. Düşük kalorili, düşük yağlı, tuz oranı düşük, lifli diyetler kan şekerinin kontrol altında tutulmasının yanında yüksek kolesterol ve tansiyonun da kontrol edilmesini sağlayacaktır. Kan şekerinin kontrol altında tutulması göz ve böbrek sağlığınız için de önemlidir. Gerektiğinde doktorunuzun önerdiği ilaç tedavisini sürekli olarak kullanmalısınız.

 

. İlaç Kullanımıyla...

 

 

 

Tüm hakları saklıdır. © 2007 www.beyinfelci.org
Yasal Uyarı: Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu gelişen hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar; sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.